Salı, Mayıs 29, 2007

|hiÇ...hiÇ kimse..hiÇ bir zaman...hiÇ bir şey...

Hiçlik denizinde boğuldu mu “hiç” bedenin?
Yada ıstırap nedir hissettin mi?
Ama kolayına kaçmadan
Bisikletten düştüğünde hissettiğin ıstırap değil
Başlangıçla bitiş arasında
Varla yok arasındaki buğulu zamanda
Bedenin bile çelişkisinde
Dünyanın bile çelişkisinde
Gerçekle düş arasında kaldığında
Hissettin mi hiç “hiç”liği?
Düşündün mü?
Hiç olarak doğup hiç olarak ölmek nasıldır?
Hiçliğin ıstırabını duydun mu ?
Dolaşım sisteminin eridiğini hissettin mi?
Kalbin balçık içinde kaldı mı “hiç”?
Katranla sıvadın mı hiç ruhunu?
Hiç hiçliği yaşadın mı?
Ne başlangıç olmak
Ne de bitiş
Sadece “hiç” olmak
Hiç kimse olmak
Beyaz bayrak salladın mı “hiç” hiçliğe
Haykırdın mı var gücünle
Kulakların çınlayana kadar?
Hıçkırıklara boğuldun mu “hiç”
Hiçliğe isyan ederken?
Duymadığında hiçlik seni,ağladın mı hiç?
Karanlık korkun hiçlik korkundan üstün geldi mi?
Hiç..
Hiçliğin yaptığı oyunları bulamamaya alıştım artık..
En zor yerden bulup çıkarıveriyor karşıma
Pandora’nın kutusuna mı hapsetmeli seni
Nerelere kapamalı ki
Hiçlik bir nebze olsun anlam kazansın…

Cumartesi, Mayıs 19, 2007

sivil palyaço

Sabah olmuş yine
Ah bahar kokuyor artık gökyüzü
Tan vakti gri değil
Turuncu mavi pembe
Enerjiye boyanmış
O kıvrım,kıvrım
Utangaçımtırak
Nazlımsı asılmış buharımsılar

Hava tam benim gibi…
Etrafında mor ışıklarla bezenmiş
Tahtası lilâ aynam
Önünde alabildiğine
Peruk,boya..
Aklına ne gelirse
Işıldayarak karşılıyor
Mutlu sabahı onlarda
Ben de gülümsüyorum gri,gri onlara
Önce alıyorum bembeyaz boyamı
Siyahla beyaz karışıp gri olmayacak
Korkmayın!
İyi bir makyözümdür
Söylemesi ayıp

Boyuyorum pudramla yüzümü
Ne de berrak
Ne de masum
Ne de mutluluğa yaklaştım şimdi
Değil mi ama??
Şimdi sıra kırmızıda
Kırmızı enerji ya
Enerjimi saçsın diye
Ölgün
Ölü rengi dudaklarımda kırmızı
Kurumuş suya ihtiyaç tutan
Toprağımsı et parçası
Kırmızıyla sulandı…
Burnum ah baş belası burnum
Seni anca kapatarak bulurum çareyi
İşte sana kırmızıdan
Top burun
Gözlerim;
Etrafına göz kapağına biraz yeşil,biraz mavi
Renkli olsun
Hayat çok renkli çünkü(!)
Şapkam?!
Tanrım unuttum seni yine
Yok,yok bugün pembe peruğumda
Oynama sırası
Heh oldu işte
Bugün de sivil palyaço olabildim

Kapattım griliğimi
Kayboldu karamsarlık
var oldu!
Yada var olmaya çabaladı işte
Sivil palyaço
Aslında yalancı palyaço

Hadi şimdi çık sokaklara!
Oyna,replikleri unutma
Replik yok ki aslında
Sadece eğlendirmek görevin
Sorun yaratma
Gül sadece gül!
Makyajını sildirtme
Düşürme maskeyiSen palyaçosun

ümit-siz

neydi bizi birbirimizden ayıran?!
senin ümitlerin mi?!
yoksa benim ümitsizliğim mi?
ümit;
işkenceme bir kat daha katkıda bulundu
bana verdiği zararın dozunu arttırdı belki de kimi zaman
ama kimi zaman da
dayanma gücü verdi...
hayatın üstüme yüklediği yükleri paylaştı
ama hiçbir zaman beni istediğim mutluluğa
rahatlığa
huzura kavuşturmadı
kavuşturamaz da
...
biliyorum
yoksun
bana yakın olduğun tek nokta bile
silik...
sisli
puslu...
varla yok arasında gidip gelen zamanda...
bekle...sadece bekle...
bitecek..
ümit kendini tüketecek...
boyutun sonu gelecek...
ve işte mutluluk...
sen başlayacaksın...
bu beden daha fazla hapsedemeyecek öz'ü...
ümitsizlik varolacak belki de ikisi de yok olacak...ve gökyüzünden mucizeler göz kırpacak...