Pazartesi, Temmuz 31, 2006

kelebek&hayâl-2

hayâl kelebeği bırakıp uzaklaşmıştı,göz gözü görmeyen o yağmurda...arkasından seslenecek mecâlim bile yoktu bir ara seslenmeyi denedim ama sesim çıkmıyordu...Gece boyunca elimde can çekişerek hayata gözlerini yuman kelebeğe baktım...Hayâlin bana verdiği kelebeğin aynısı olan o güzel kelebeğe...Neden bana bu kelebeği bıraktığını düşünüyordum,anlam veremi-yordum bir türlü.Sürekli soruyordum "Neden?!".Buna ek olarak birde rüyadakinin aynısı oluşu kafamı karıştırıyordu Hayâlin öldüğüne artık inanamıyordum.Biryerlerde gizlenip bana oyunlar hazırlıyor benimle oynuyordu eskisi gibi yine biryerden çıkacak ve gülecektik bütün bu olanlara!Sabah 06.12 de uykuya dalabilmiştim ancak bu duygu yoğunluğu dolu gecenin tesirinden kurtulmak zor olmuştu.
Hayâl geldi yine soruyordu nasıl da bulamadın?oysaki cevabı sende gizliydi sadece sende!Benim söylememe gerek bile yok ruhunu incelesen yeter diyordu.Anlam veremiyordum bir türlü! Söyledikleriyle beni aydınlatmıyor tam tersine kafamı daha da karıştırıyordu.Sordum,defalarca sordum"Ruhunla başbaşa kalmasını iyi beceririsin sen biraz onu dinle,ruhunu aynada göreceksin ve ozaman anlayacaksın kelebeği neden bıraktığımı" dedi ve gitti...çok uzunca bir süre düşündüm gecelerim gündüzlerime karışmıştı..hayâlsiz yaşamaya alışmak yerine onunla olmaya onun gitmediğine daha da çok inanıyordum.Tan vakti aklıma geldi Hayâl'in deyimiyle ruhumu o vakit aynada görmeyi becerebilmiştim.Hayâl ruhumdaki sızıyı cançekişen bir kelebeğe benzetiyordu.Kelebekteki sızıyı nasıl ben gördüğümde içim acıdıysa oda beni gördüğünde aynılarını hissediyordu.Kelebek ben bense o olmuştum şuanki duygu karşmaşamızı anlatırken Hayâl...
kelebeğin sırrını çözmek senin burda olup olmadığını çözmek kadar kolay olsa keşke off özledim seni hayâl yine gel rüyalarıma seni tek gördüğüm yer orası bundan sonra..belkide hep böyleydi...işte bu beni korkutan!!!

Perşembe, Temmuz 27, 2006

kelebek&hayâl

Gözyaşlarımın gözlerimden süzüldüğü bir anda uyandım o güzel rüyadan....Rüya mı gerçek mi hâlâ kavram kargaşası yaşarken dışardan gelen gök gürültüsüyle irkildim biran.Korkarakta olsa temiz hava almak için pencereyi açtım.Önce derin bir nefesle toprak kokusunu içime çektim,iyi geldi biraz.Gözüm pencerinin önündeki denizlikte biriken suyun üstünde can çekişen morlu,beyazlı kanatları olan hayatla ölüm arasında kalmış kelebeğe takıldı.Onu görünce gördüğüm rüya canlandı ....Hayâl'le konuşuyordum,ellerimi ellerinde hissediyordum,onu nekadar sevdiğimi anlatıyordum.Çoktan yeryüzünden ayrıldığını,bulutlara doğru yükseldiğini unutmuşcasına inanıyordum bu yaşadıklarımızın gerçek olduğuna.Rüya olamaz diyordum,Hayâl öyle güzel,öyle gerçek bakıyordu ki gözlerime gözlerindeki hayat parılıtısını zerre gram kaybetmemiş bu kadar hayat dolu bir insan ölemez demekten alamıyordum kendimi...Uzun uzun gözlerime baktıktan sonra avucumun içine şuanda elimde can vermekte olan morlu beyazlı kelebeğin ta kendisini bıraktı ve aniden kayboluverdi...Rüya mıydı bu?!Gerçek miydi?!Yoksa bir yanımsama mıydı?!Ya da bir bilinç altı oyunu.Hangisiydi gerçek olan Hayâlin ölümü mü yoksa bu kelebeğin ölümü mü?!

Perşembe, Temmuz 13, 2006

havaya konuşuyorum sanki?!!

bu hissi bi birine bir şeyler anlatırken gözlerime bakmadığında hissederim bide telefonda cevap gelmediğinde.telefonda şu sesi beklerim "hı-hımm"buses gelmeyince anlamıyorum beni dinleyip dinlemediğini görmüyorum ki ama nasıl anlayabilirim ki başkaa??!!!bu konu asıl sizlerle alakalı-tabi siz diye bir topluluk varsa...-şimdi de öyle hissediyorum yani buraya yazmaya başladığımdan beri sanki kimse okumuyormuş gibi geliyor-yani okuduğunu bildiklerimin dışındakiler ve goncanın haricindekiler için diyorum bunu-
e-kimse yorum denilen o güzide bölümü kullanmazsa nerden bilsin bu batul sizin okuyup okumadığınızı!!!yorum yazın yahu!!!yazıktır bana böhüüüüü=P
hakketen ya niye kimse yorum yapmıyor iyi yada kötü hani şunuda deseniz"ıykk ne yazıyorsun sen buraya yaa defoool"bile deseniz oghh bee okuyan var diyecem ama oda yok amaan kimse okumuyorsada bende kendim için yazarım hıh=))

Çarşamba, Temmuz 05, 2006

ruhum...

sebebini bilmediğim nedenlerden ötürü yine kalbim acıyor..-sanırsam kalbim-boğazımdabaşlayıp daha derinlere gidip orada cehennem alevi renginde korların saçılışı..sanırımsaçıldığı,serpildiği o yer kalbim...keşke nedenli olsa off...nedeni yok...bi şey var eksik yarım ama ne...bende bilmiyorum..ruhum mu?!evet!onu bazen kaybediyorum "siyah"ların içinde...ruhum siyah artık...görüyorum onu kalbime korlar serildiğinde tam karşıma oturup kavga ediyor benle ona yaptığım işkenceler yüzünde,onu incittğimden...kıpkırmızı kesiliyorum yaramazlık yapmış,yalan söylemiş çocuklar gibi vicdan azabı duyuyor utanıyorum...en kötüsüde ne biliyor musun?!onu istemediğin hâlde fazlasıyla üzmek incitmek...en son istediğim ruhumu incitmek olsada bunu sıksık yinelemek...özür dilerim ruhum hayatımı,beni neyin sonsuz iyimserliğe ve karamsarlıkdan melankoliden neyin kurtaracağını ararken seni düşünmeden üzdüğüm incittiğim için...